31 Mayıs 2009 Pazar

Günün özeti..

Şimdi geldim eve... Saat 3:30 gibi uyudum sabah 6'da kalktım ve o saatten beri dışardayım. Şöyle bir İstanbul turu yaptım sayılır. İnsan bu kadar dolanınca bi soluk almak ister, uyumak ister di mi? Canım babacığım devasa dosyayı koydu önüme 'al canım bütün hepsinin şusunu şusunu bul ve yaz..' Beni kim anlar? Beni şu karşı inşaatta türkü çığıran ameleler anlar. Şimdi önümde koca dosya uyuklaya uyuklaya kayıt yapıyorum evde de rahat yok :/ Üstüne bi de bu mevsimde grip oldum ağzım burnum gözüm akıyo çeşmeyi açmışın da kapatamıyon gibi.. Üstelik sabahtan beri hapşırmaktan içim dışıma çıktı. Burnum sil sil ufaldı.
Neyse blogcan ben ve dosyam bütün bunların üstesinden geleceğiz!
Bi saniye ya ben bu mücadelede tek başımayım dosyam nerden çıktı?
Dosyam! Ona bu şekilde seslenmemeliyim minnoşun zoruna gidebilir.
Nasıl yani yoksa?
Güneş geçmiş başıma güneş! Fazla saçmalıyorum bugün..
Not yerine Bot yazmışım neyse çok mühim değil al işte Not: başlığıma gülesim geldi :))
Enise olsaydı şöyle derdi 'Gül napıyım!'
Ben de bozulurdum (uyuz hevesimi kaçırıyo hep zaten)
Tamam tamam sustum!
Tıp!
Konuşanın ağzına yılan girsin!
Öğk vazgeçtim girmesin konuşma işte kapat!

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Kardeş kokusu xD


Anladım benden bi cacık olmaz! 14 yaşında bir erkek çocuğusuna bile eziyet edemiyorum. Yufka ve pampuk yüreyciğim el vermiyor. Erkek kardeşimden bahsediyorum. Bugün saat 1:30 gibi eve geldi. Sekerek yürüyor neden? çünkü top oynarken ayağını çarpmış. Neyse alışıldık bir durum ertesi gün de başka bir tarafını yamultur. Herneyse... Gitti odasına yeni aldığı parfümüyle bir güzel banyo yaptı. O sıktığı parfümü de arkadaşı hediye etmiş. Nasıl bi arkadaştır o insan böyle bişeyi arkadaşına nasıl layık görür! Benim saftirik kardeşim de çok güzel kokuyorum sanıyo her gün banyo yapıyo parfümüyle... Bugün bi de dışarıda terlemiş o mis ter kokusunun üstüne o rezalet parfümü sıkmış... Allahım! Baygınlıklar geçiriyorum evde.. Tam balkona girdiydi anında onu oraya kitledim. Eğer banyo yapmazsan çıkarmam seni ordan dedim ama banyo yapmamak uğruna orada kitli kalmayı tercih etti. Gidiyorum geliyorum belki pes etmiştir diyorum ama yok inadı inat akşama kadar da burda tutsan banyo falan yapmam diyor. Gel de bu çocuğu kaşık kadar leğenin içinde boğma. Saat kaç oldu hala ikna edemedim. Elinde gazete ayaklarını uzatmış manzara seyrediyo, hiç umrunda değil ben kendimi yırtıyorum. Evde de başka kimse yok şeytan diyo unut onu balkonda çık evden ama elim mahkum mecbur açıcam kapıyı dışarı çıkmam lazım. Ama başka çözüm yolu buldum kendimce yarın derhal gibip adam gibi bi parfüm alayım da onu sıkıp durmasın. Iyh! Hangi insan evladı üretmiş onu parfüm diye, ne koymuşlar içine çok merak ediyorum. Herhalde taze tezeğin o büyüleyici kokusuyla nefis osuruk çiçeğinin akıllara durgunluk veren kokusunun karışımından elde edilmiş.

Blog rüyamda seni gördüm!

Ayy blog! Rüyamda seni gördüm. Oha dimi evet bence de oha! İnsan blogunu bile görür mü rüyasında? Böyle sayfanı bi açıyorum anam ne göreyim üstsüz cansız manken fotoğrafı koymuşum hem de güneşleniyor. Diyorum lan ben böyle bişeyi neden koydum bloga şimdi görenler ne düşünür manyak mıyım ben? Sonra bir daha açıyorum bu sefer daha abuk şeyler koymuşum deliricem ama kapatıyım ben şu blogu diyorum.

29 Mayıs 2009 Cuma

PiZZa!

Aşçı Islı, Oktay Ustayı mesleğinden edeceğe benziyor :P Yok tabi aşmadım o kadar ama yemek yapma konusundaki süper yeteneksizliğimden bahsederken çok ama çok önemli bir noktayı atlamışım. E normal benden beklenir, beklenmesi lazım.
İtiraf ediyorum pizzayı süper yaparım hatta canım sıkıldıkça pizza yaparım. Dedim bi milletin canavar gibi saldırdığı pizzam güzel oluyor ve ben neden onu bloguma koymuyorum? Evet dedim böyle ve daha bu akşam yapıp yediğim pizzamın tarifini bloga koymaya karar verdim. Ben bunun tarifini yaklaşık bir yıl önce bi forumdan mı bulmuştum hatırlamıyorum ama çok kolay. Elimde sosis vardı sosisli yaptım isteyen ona sucuk katar, pastırma katar tercihine kalmış.

MALZEMELER:

Hamuru için
* 3 bardak un
* 1 yemek kaşığı sıvı yağ
* biraz tuz
* 1 tatlı kaşığı şeker
* 1 yemek kaşığı toz maya
* 1 su bardağı ılık su

Üstü için
* biraz salça ve ketçap
* kaşar peyniri, mısır, sucuk, sosis, mantar, zeytin,domates, biber aklına ne gelirse...

Yapılışı:
Bir bardak ılık suya toz maya ve şekeri katıp karıştırıp 15 dk kadar kabarmasını bekliyoruz. Sonra 3 su bardağı un, yağ ve tuzu kabaran mayaya ilave edip hamuru yoğuruyoruz. Hamurun üstüne nemli bez koyup yarım saat dinlendiriyoruz. Kabaran hamuru tepsiye açıp üstüne biraz sulandırdığımız salça ve ketçap karışımını sürüyoruz. Kaşar peynirinden biraz rendeleyip serpiyoruz. Üst malzemelerini koyduktan sonra 180 derecede önceden ısıtılmış fırına veriyoruz ve çıkmaya yakın mısırı ve kalan kaşarı ilave edip fırında kaşarları eridikten sonra servis yapıyoruz.Bitti...





28 Mayıs 2009 Perşembe

Mantıklı insandan mantıksız fikirler...


Karar verdim artık yemekleri çatal kaşık kullanarak yemicem. Ayıptır demesi salatayı bile kaşıkla yerim o kadar büyük büyük alıyorum ki lokmaları beş dakkada dünyanın yemeğini yiyebilirim.
Bir anda aldığım üç kiloyu takıntı haline getirdim. Hızlı yediğimi farkedince dedim eğer ben çubuklarla yersem zaten tutmayı bile beceremem hem hızlı yemem hem de bir saatte avcum kadar şeyi anca yiyebileceğim için kilo alma olayı biter. Süper fikir süper! Derhal alamam lazım şu çubuklardan
:P

Çılgınlık buymuş :P

Şimdi geldim kontrolden ve yorgunum, bitkinim, tuşlara zor basıyorum. Yani bi florür sürüp postalayacaklarını bilsem hiçte gitmezdim. Dişlerime bakan kadın sapasağlam olduğunu söyledi hiç çürüğüm yokmuş. Benim aynada görüp çürük sandıklarım lekeymiş. Neyse ben iğne olmaya hazırlamışken kendimi ilaç sürülüp yollanmak az işime de gelmedi değil :P
Dün akşam mutfağı toplarken bir yandan da televizyon izliyordum. Hani tiii geçen sene mi ne Çılgın Dershane diye bi komedi filmi pörtlediydi aha işte onun kampta geçeni veriliyordu. Ta ilk bahsi geçtiğinde daha adını duyunca midem bulandı. Çılgın deniyor, hem de bir dershane için. Acaba ne kadar çılgınlar? Çılgın olduklarını nerelerinden anlıyoruz? Çılgın olmak için ne yapıyorlar?
Arkadaşım o aptal müziğini telefonuna yüklemişti ve bütün yaz çastık çastık dinlettirdi bize..
bu bir çılgın dersane hikayesi
bu dersane çılgındır ta kendisi
müzik son ses aç herkes dinlesin

buraya gelmeyen çıldırıp dinlesin
yo yoooo
devamında şöyle bişey var ve aslında ne olduklarını kendileri de söylemekte
yarışta geçeriz birini ezeriz
işte sana çılgın dersane!

İşte ya işte! İşte çılgınlık budur abi.. Var mı sizden çılgını? Yürüyün be! Ben böyle çılgın dershane görmedim. Ben de dershaneye gittim ama bizim dershanede böyle çılgınlıklar yapamıyorduk. Nerede yaşanıyor bunlar uzayda mı?
Dershanecek kampa giden bu arkadaşların aileleri pek bi özgür bırakmış çocukları. Benim annem daha evden çıkarken eşşek kadar oldum hala kızım yabancıysa kapıyı açmadan bak şu delikten falan der. Bunlarınki şöyle tenbihliyodur herhalde ' yavrum karpuz kokulu prezervatifini bavulunun ön cebine koydum hadi manyak eğlen, eğlene eğlene gebermeden gelme e mi yavrum!'
Çok az bi bölümünü izledim tahamülüm yok böyle şeylere. Komedi diye önümüze koyuyolar komedi bu mudur?
Gece arkadaşımız fikiniyle uyurken yaklaşık onbeş kişi odasına dalıp memesini ısırsın diye çekirge koyalım ısırdığında ne güleriz ama.. Ya da önce oğlan çocuklarına kendimizi pazarlayıp sonrasında 'bak sen şerefsize! ben pazarlarım bunda bişey yoktur ama namıssız herif kuduruk herif nasıl da içimize düştü şimdi görürsün gününü' deyip tangayı giydirip sabah ders işlerken manzara onların poposu olur öğretmenimiz de katılır bize buna da güleriz.. Ayrıca bu oğlan çocuklarına sadece günlerini değil her yerimizi gösteririz. En ufak bir terleme olursa bu azgın herife bu sefer hiçbişey giydirmeyiz hele buna güle güle karnımız ağrır. Kamptan dönünce de annemizle aramızda şöyle bir muhabbet geçer
-Ah yavrum benim ne de özlemişim hoşgeldin evladım
-Hey Mom! Naber falan ben geldim haa çok eğlendim haa ahaha ahahahah ahaah
-Aahahaha gerçektenmi anlatsana neler yaptın kampta yeni aşklar keşfettin mi?
-Aşk bana göre değil mom, duyusala baylamak, bağlılık bana göre değil çılgınım ben tek gecelik aşklara motoru taktım folloş oldum haa
-Ol yavrum istersen kendini pazarla sen benim yavrumsun, sen benim çılgın ve yollu kızımsın

Bilmiyorum ben miyim bi böyle düşünen ama bu tip komedi filmlerine gülemiyorum. Aksine tiksinti duyuyorum. Bence komik değildi, yarım saat bile izleyemedim. Basit ve ucuz buldum filmi ve o filmde oynamış olmasını kendilerini yakıştıramadığım insanlar var. Yazık! Bunlara gülebiliyorsak çok yazık!

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Ergenleri çözdüm!

Wikipedia 11-20 yaş arası diyor, yani ben de hala bir ergen sayılıyorum. Bir sabah uyandığımda beyin perisi gelecek ve ergen beynimi alıp yerine olgun ve mantıklı düşünebilen yeni beynimi bırakacak. Ben ise ergenliğe girmesine izin verilmemiş bir çocuk olarak şimdi ergen olsaydım ergenlikten çıkmama 7 ay 22 gün kalmış diyebilecektim. Ben kendime, 'aha işte ergenim!' demem gereken zamanda ergenliğe yeni girmiş gibi davranan ailemle çakıştığım bir dönemdeydim. Ergen psikolojisini bu şekilde çözdüm diyebilirim. Şimdi bana 'Islı abla ben ergenlikten ne zaman çıkıcam?' diyen ergen yetiştirme yurdunda muhafaza ettiğim öğrencilerime 'Az kaldı evladım çıkmak üzeresin' diyebiliyorum.
Nihayet bir grup ergen beyinli üzerinde uzun süren araştırmalarımı tamamladım ve wikipedia'nın açıklamalarını gözden geçirip araştırmalarım doğrultusunda yorumladım. Bakalım wikipedia bu ergenlerle ilgi neler söylemiş...

Ergenler ne hisseder, nasıl davranmak ister?

1. Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.

(Ergenlerin beyni kıç kısmındadır yani bu tip istikrarsızlıklar çok normaldir. Bence ebeveynin “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” demesi lazımdır hatta baskıcı yaklaşımdan fazlasını yapmalıdır hele ki çocuk ortada hiçbir sıkıntısı olmadan bu şımarık ergen triplerindeyse baskıcı yaklaşımdan taviz vermek bir ebeveyne yakışmaz çünkü bu durumu bir ebeveyn kabul ediyorsa çocuğsunun üstüne bir bardak soğuk su içmeli, banyoda baldır kısmına sıkılaşması için tazyikli su kompresi yapmalıdır. Demem o ki ebeveyn yıpranmaya, buruşmaya, yaşlanmaya o dakka başlamıştır.)

2.Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir

(Kesinlikle öyledir egren bu dönemde kendisini en deli aşık sanar ve aşkı için bileklerini kesmeyi sevgiliye bağlılık bilir. Gerek ses tonu gerekse vurgulamaları aile efradına hakaret yağdırıp derdini bağıra çağıra anlatmaya gayret ederken bir hayli gelişme gösterir. Sesini bu şekilde geliştiren bazı ergenlerin ilerleyen zamanlarda şarkıcı olabildikleri de gözlemlenmiştir.)

3. Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir

(En çok hayal kuran varlıkların ergenler oldukları konusunda şüphe yoktur. Ergenlerin karşı cinsle kurduğu en büyük hayal karşı cinsin mükemmel olduğu, onu hiç bırakmayacağı, onunla ilerde evlenip çocukları olacağı yönünde gelişme gösterir. Bir ergenin hayal kırıklığına uğraması çok tehlikelidir, böyle ergenleri sürekli gözönünde bulundurmalı gerekirse deli gömleği giydirilmelidir. İkna etme çabaları yersizdir çünkü onun ikna olduğu tek şey dünyadaki en mutsuz insan olduğudur. Bu acıya katlanıyor olması onun için işgal altında yaşamaktan daha güç bir durumdur.)

4. Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.

(Zaten bir ergenin ciddi bir sorunu olması mümkün değildir onun ciddi sandığı sorunlar ileride atlattığı dönemden tiksinti duymasına sebep olacaktır.Zaten ciddi bir sorunu varsa bunu ergenliğe bağlamamalı onu bir birey olarak görüp müdahele edilmelidir. İstisna olarak gördüğümüz birkaçı dışında bütün ergenlerin odasına çekilip yaşadıklarının muhasebesini yapması serbesttir. Zaten bu gruptaki ergenlerin muhasebesi çokta karmaşık hesaplara dayanmaz. Bir ergenin yaşam muhasebesinden örnek vermek gerekirse:
Melda Selman'a sarmışsa ve ben de Selmandan hoşlanıyorsam Melda aradan çıksın diye ona Ömer'i ayarlarım, eğer Ömer Melda'yı beğenmezse Erkan cepte. Tipsiz ama zaten Meldada da tip yok. Onlar tencere kapak olurken ben de yavaştan Selman'a kayarım. Selman benden hoşlanmazsa ona kanser olduğumu söyler sınırlı günlerimde beni yalnız bırakmaması için yalvarırım.)

5. Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.

(Ergene rahat hep batar. İki işin ucundan tuttu diye küçülmez hiç merak etmeyin.)

6. Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir

(Bu tip ergenlerin sayısı gün geçtikçe azalmaktadır. Bedeninde çıkan ilk kıl tanesini saklayıp ilerde çocuğuna göstermeyi planlayan ergenlerin böyle hissetmesine imkan yoktur. Ergen, değişimlerini cümle aleme duyurmak ister. Herkes onun artık bir birey olduğunu bilsin ve ona göre ayağını denk alsın ister.)

7.Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.

( İnsan oğlunun merakı ergenlik çıksa da çıkmaz yalnız bu merakın filizlenme zamanı risklidir. Ergenin neyi merak edeceği hiç belli olmaz. Bir ergenin merak edebildikleri normal bir insanı hayretlere düşürebilir ama unutmayalım ki ergen kişi zaten normal bir insan değildir.)

8.Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir.

( Ergen bu dönemde arkadaşını ailesinden önce tutar. Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır yalnız bu dönüp dolaşmalar sırasında ergen tilki kuzuya bile yem olabilir. Ergen kendisine abuk bir arkadaş seçtiğinde ebeveynin artık yapacak hiçbirşeyi kalmamıştır. Üzgünüm ama araştırmalarım gösteriyor ki ergen kişi kendisine bu tip bir arkadaş bulduysa aile onu tasma takıp gezdirmediği sürece arkadaşının kurbanı olmaktan koruyamaz.)

9. Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir

( Ergenin ihtiyaçları sınırsızdır. Ergen çok garip şeylere ihtiyaç duyabilir. Aile ergeni kafasının üstünde gezdirse de ergen takdir edilme ihtiyacını karşılamış sayılmaz. Zaten ergen kişi hanyeyle konyenin kim olduğunu farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını gidermeye çalışırken öğrenir. İstediği mertebeye ulaşamayan ergen kimse, itilmeye, kalkılmaya, hor görülmeye mahkumdur. Bu tip ergenler için psikolog yolu görülmüştür.)
Blog Widget by LinkWithin
 
◄ISSIZ ÇÖLDE ISLI BİR KIZ. Design by Pocket►